Çarşamba, Ağustos 17

Sabr-ı sınır / sinir

Bazen çok tahammülsüzleşiyorum, hiçbir şeye sabrım yok. Hele de bu sıcakta. Hele de karşımda bir türlü hiçbir şeye karar veremeyen, her lafa ıhlanıp mıhlanan biri varsa boğuveresim geliyor. Adım atsam mı, atmasam mı... Yemek yesem mi, yemesem mi... Bi insan beğenmediği bir ayakkabı elinde 25 dakika düşünür, bir yandan "ya ben aslında bunu beğenmedim, diğer mağazadakini beğenmiştim" der mi ya!? E kalk da onu alalım o zaman! Bununla ne oynaşıp duruyorsun! Bi de ben tez canlı biriyimdir, hızlı karar veririm, hele de alışverişte, beğendimse alırım, beğenmedimse almam. Bu kadar net! Bi ayakkabı için bu kadar eziyet çeken ve çektiren bir insanın tez yazarken, ev eşyası alırken, şehir değiştirmeye niyetlenirken nasıl bezdirici olabileceğini biliyor musunuz? Ben biliyorum!! Neymiş efenim, insan sosyal bi hayvanmış! Yok ya!!! Yalnız bırakın beni biraz da kafamı dinliyim! Öff! Zaten tepem atık!

(İyi gider: Rage Against The Machine - Killing In The Name Of, dinlenir, avaz avaz "'now u do what they toldcha, fuck u i won't do whatcha tell me" diye de bağrılır. Nefis rahatlatır. Süt liman olunur. İsteyen süt limon kalmaya devam eder.)

1 yorum:

  1. sevgili doli incapax,
    bilmiyorum haberin var mı ama bloggerlar olarak bir işbirliğine gittik,bir insanın hayatını kurtarmak amacıyla.blog sayfalarının daha bir işe yaraması,bir anlam kazanması amacıyla,şu sayfaya bir göz atarsan çok sevinirim:

    http://burkinafasafiso.blogspot.com/2005/08/acilen-clark-kentler-aranyor.html

    YanıtlaSil