İletişim olanaklarım oldukça sınırlı, bulunulan yer de K. Irak olunca meraklanan çok. Hemen her 15 dakikada bir elektrik kesiliyor, telefon bazen çekiyor, internet de "aşşırı" filtreli. Topluca ses edebilmek için bula bula blogu bulabildim. O yüzden mevzuya geçeyim: İyiyim, merak etmeyin kısmına. Dağınık dağınık yazacağım, affola.
Bu sabah yerel saatle 4 buçuk gibi kalacağımız yere vardık. Yolda pek sağı solu inceleyecek halim kalmamıştı. Barzani bölgesinde, Barzani'nin şehrindeyiz. Tahminimden çok daha büyük bir kent Erbil. Erbil ile kaldığımız yer arasındaki 1 saatlik yolda 5 adet peşmerge kontrol noktası vardı. Şoförümüz kah "selam" diyerek, kah "selamün aleyküm, iyi geceler" diyerek geçti kontrol noktalarından. Yolda edilen sohbetten kapanan gözlerle anladığım kadarıyla, kentte kalabalık bir hristiyan nüfus var, esnaf ve beyaz yakaların çoğu Türk. Kürtlerle buradaki Türkler arasında Türkiye'de Türkler ve Kürtler arasındaki ayrımlar yok.
Yol boyu beko ve vestel reklamları var. Bütün marketlerin tabelalarında servis için "mob" numaraları yazılı. Adım başı 4-5 yıldızlı oteller, az ilerisinde aqua park, fitness center. Şoförün dediğine göre, Erbil Irak'ın Antalya'sı imiş. 3 büyük şelale ve nispeten serin yayla havası nedeniyle akın oluyormuş yazları Erbil'e. Yaz sıcaklığı da 50-55 derece bu arada.
Kaldığımız yer bir şantiyenin içindeki prefabrik misafirhane. Tamamlanmamış bir havaalanı sahasındayız. Etraf dağlık, dağın ardı da İran. Hava çok tozlu, kuru bir iklim. Geldiğimden beri burnum kanıyor, neyse ki uzun kalmayacağız, neyse ki şiddetli kanamıyor, yoksa çözüm bulmak için epey uğraşmak gerekecekti.
Hmm, başka? Misafirhanenin etrafında elinde tüfekleriyle peşmergeler dolaşıyor, bu güvendeyiz demekmiş. Zaten burası en güvenli bölgeymiş. Odalara meyve tabağı bile koymuşlar, az evvel lahmacun getirdiler "ikindi ikramı". Taksi şoförü Filipinli, çaycı Vietnamlı, garson Afgan. Buradakiler hallerinden epey memnun gibiler, Erbili seviyorlar. Şehri doğru düzgün görebilsem ben de severdim belki.
Çay leziz, bir karton sigara 10$, bir şişe votka ya da rakı 10$, içki ve sigara çok ucuz. Bulunduğum yerdeki tek kadın benim.
Velhasılı kelam, Kürdistan'dan selamlar var, benim şimdi çıkmam lazım.



