Evvel olmayan bir zaman içinde, 16 yaşında güzel bi kız varmış, adı Meryem'miş. Nuri diye, sokağın karşısında oturan bir oğlana aşık olmuş daha 13'ündeyken. Kız okumamış, gecekonduda oturuyorlarmış, laf söz olmuş, Nuri'ye "beni istet" demiş 15'indeyken. Onsuz, ölmek yaşamaktan iyiymiş.
Kızın babası Nuri'yi sevmemiş, vermek istememiş. Kızla oğlan, babasına aldırmadan nişanlanmışlar kışın. Babası hiç razı olmamış, hep kavga etmişler, hep dayak yemiş. Nuri'ye "Ölelim, hiç değilse mezarda buluşuruz." diyormuş hep. Nuri daha 19 yaşındaymış, askere gitmemiş, bu çok önemli bir sorunmuş. Geçen cuma nikah günü almaya gitmişler, evrakla ilgili bi sebepten alamamışlar. Bunun üzerine babası çok sinirlenmiş. Meryem'i vermekten vazgeçmiş. Nuri kızın evine gitmiş. Ölmeye karar vermişler.
Nuri'nin amcası silah vermiş. Ölüm kararı desteklenmiş. Gece yarısı olmuş, hep kavga edilmiş cuma günü boyunca. Meryem "Vur beni Nuri!" diye yalvarmış. Kızın babası ağır konuşmuş: "Sen erkek misin!" diye bağırmış. Nuri çok içerlemiş, silahına davranmış. Babası gidip polisi aramış. Nuri kızmış. Meryem'in babasını kolundan vurmuş. Ne kadar ciddi olduğunu ve tam bir erkek olduğunu göstermiş. Sonra Meryem'e "Beni istemiyorsan söyle, ben intihar edeyim, seni vurmayayım." demiş. Meryem baştan beri söz vermiş Nuri'ye, onsuz yaşamayacağına. "vur beni" diye defalarca söylemiş. Nuri Meryem'in karnına ateş etmiş. Meryem vurulduğunu anlamamış. Vurulan biri hemen ölür sanıyormuş. Yere düşmüş. Nuri'nin boynundan kan aktığını görmüş, sonradan öğrenmiş Nuri'nin kendi boynuna amcasının verdiği tabancayı dayadığını. Polisler geldiğinde evde üç yaralı ve yok olmuş yaşamlar varmış.
Kurşun kızın omuruna isabet etmiş. Ölmeyeceği hiç aklına gelmeyen Meryem felç olmakla karşı karşıya kalmış. Yarın yürütmeye çalışacaklarmış Meryem'i. Hastanede annesi yatağın başında ağlıyormuş. Kocasının hangi hastanede olduğunu bile bilmiyormuş, kızının derdiyle yanıyormuş. Nuri gözaltına alınmış. Aklı Meryem'deymiş. Meryem nişanlısından şikayetçi değilmiş, "Hapiste görebilir miyim Nuri'yi"den başka soru sormuyormuş. "Nuri'yi görürseniz iyi olduğumu söyleyin" diyormuş.
Biri 16, diğeri 19 yaşındaymış. Biri hastanede, diğeri nezarette. Ölmeyebilecekleri hiç akıllarına gelmemiş.
Okurken dinlensinmiş, Black Milk - Massive Attack.
her seferinde içinde yaşadığım fanusa bir kez daha çarpıyorum. ne biçim bir ülke, ne biçim hayatlar. bir türlü anlamlandıramıyorum.
YanıtlaSilMaalesef...
YanıtlaSilBir de buna acil serviste hasta odasında olmayan hasta dosyasını, hemşirelerin manasız şekilde abarttığı suratsızlığı, annesinin sanki benim elimden bir şey gelebilecekmiş gibi bana yalvarıp yakarmasını, polisin olayı 2 yaralama 1 intihar diye aktarmasını eklemek de mümkün...