Taşımakta artık hayli zorlandığım yükler var sırtımda. Ve ben maalesef her anını, her ayrıntısını duyumsayarak, sonuçlarını öngörerek taşıyorum yükümü. Bitkinim, unutmak, hiç bilmemiş, hiç yaşamamış olmak istiyorum. Bunları hazmetmek ve dik durmak zorundayım. Mecburum. Biliyorum... ben çökersem... Kısa süre öncesine kadar sağlam durmayı - elimden geldiğince- başardım sanırım. Ama gücüm tükendi. Ağır geliyor artık.
Bugün bi kız çoçuğu vardı orda. 5-6 yaşlarında. Hiç olmaması gereken bir yerdi oysa. MR'ı çekilecekmiş, verilen ilaçlara rağmen uyumuyordu, masal anlatmak istedim, "ben pamuk prensesi bilmiyorum, anlatmıycaksın işte" dedi. Annesiyle biraz sohbet ettim. Konuşması bozuktu, halinden anca okur yazar olduğu belliydi. Açıkçası pek akıllı da bakmıyordu. 25 yaşlarında olsa gerekti. Yorgun görünüyordu. Nesi var dedim, "hiçbir şeyi yok, doktorlar 6 ayda bir geleceksiniz diyorlar, şimdi de beynine bakmamız lazım dediler, halbuki kızım iyi" dedi. Gülümsüyordu... Hamileliğinden beri kontrol altındaymış, doğumdan beri geliyorlarmış. "Hiçbir şeyi yok, normal" dedi. "Bakıyorlar bir şey bulamıyorlar." Gülümsüyordu...
Bir kadına, bir de yüzünde hiç renk olmayan çoçuğun çıplak başına baktım. Söylenecek bir şey yoktu. Sustum. Acaba durumunu biliyor muydu uykuyla cebelleşen kızının? Yoksa hastalığı yok sayarak mı üstesinden geliyordu?
Anladığım kadarıyla pek de idrakında değildi olan bitenin. Öyle ya kız aksırıp tıksırmıyor, ya da ne bileyim kızamık gibi döküntüsü falan da yok. Demek ki iyiydi!! Doktorların halt etmesi işte! O an onun yerinde olmayı canı gönülden istedim. Çok istedim.
Bir buçuk sene kadar önceydi sanırım; hüzünlü bir andı, arkadaşlarıma cehaletin mutluluk için -bir bakıma- ön koşul olduğunu iddia etmiş ancak onları ikna edememiştim. Benim gibi birinin -bu anlamda- cahil kalmaya tahammül edemeyeceğini, esas bilmezliğin mutsuzluk getireceğini söylemişlerdi bana. Ben matah bir bok olduğumdan değil, yaşamın getirdikleri götürdükleri yüzünden. Bugün tekrar düşündüm de... Kesinlikle cehalet mutluluktur. Saf mutluluk.
cehalet mutluluktur lafını veya kavramını bilebilenlerin,ucundan kıyısından da olsa bunu çıkarsayanların/çıkarımlayanların, mutlu olabileceğine inan(a)mıyorum. onların da kendilerine göre mutluluğu vardır, onu da siz anlatırsınız artık bi zaman.
YanıtlaSilayrıca, hiç bilmem! ekibinin son zamanlarda yazmaması -yalakalık değil- ciddi bir kayıptır.ilgililere duyurun, yeter lan güldürün vatandaş perişan.
ilber anonimus.
roma vali vekili.
Anlatırız efenim, o ben oluyorum zira :)aslına bakarsanız burada biraz ip ucu var.
YanıtlaSilhiç bilmem! olarak fırtına öncesi sessizliğini yaşıyoruz sanırım, iltifatlarınıza "ekipcenek" teşekkür ederiz.
Küçük bir ek bu arada, link verdiğim postta sağlık sorunlarından yola çıkmış olsam da, vardığım sonuç tüm yaşama yansıtılabilecek bir şey sanırım.
YanıtlaSilAma temel olan Cem Akaş'ın vardığı sonuçtur belki de... o ne mi diyor?
eliniz altında internet var, arayınız bulunuz efenim:))