Çarşamba, Nisan 20

offfff

Kaç zamandır elimin altında durmasına rağmen bir türlü fırsat bulup da Requiem For A Dream'i izleyememiştim. Bilsem yapar mıydım bunu ya kendime! İnsan olan yapmaz zaten! Ağlamakla kusmak arasında gidip geldim resmen. Nasıl bir ikilemdir bu, bir arada bulunur mu bu ikisi yahu! Oluyormuş işte. Bi şey değil müziklerini bundan sonra kendi kafamda uyandırdığı görüntülerle dinleyemiycem. Film güzel miydi, güzeldi o ayrı! Bi de güzel yer yapmışlar ki kendilerine bakmadan geçilmez! Of ya, gökyüzü hala mavi mi diye kontrol edesim geliyor. Geçer inşallah!...

4 yorum:

  1. NIHAHAA! geçer geçer..geçmese haline böyle gülebilir miydim zannediyosun:):)

    YanıtlaSil
  2. Ya geçmezse... ühühühü.... iki elim yakanda o zaman... bir saat daha tanıyorum sana, hepsi o kadar!

    YanıtlaSil
  3. irreversable vakasını hatırlatır buralardan uzarım:D

    YanıtlaSil
  4. ok haklısın:) sustum:) gecenin 3ü diil şimdi hiç diilse;)
    ama kesinlikle irreversable, requiem for a dream'in yanından bile geçemez. bence o kesinlikle gereksiz yere abartılmış bir film.-sence de bence biliyom:)- millet tecavüz sahnesinde dehşete kapılmış falan ama, Jodie Foster'ın The Accused'u bile ondan çok daha vahşiydi bana kalırsa. Fransız işte nolcak :p :)

    YanıtlaSil