Perşembe, Ocak 3

II

Tanrılara, tanrıçalara bakarken, Umay'ı okuyup Satılay'a şaşarken (Çaresiz kalmış ve umudu kesilmiş insanları intihar etmeye teşebbüs ettirir.), bir yandan gözüm Nihal Atsız'a kaydı dediğim gibi. Viki'den devamla;
"Nihal Atsız 4 Mayıs 1941 tarihinde daha sonra sol görüşlü bir gazeteci olacak olan oğlu Yağmur Atsız'a hitaben bir "vasiyet" kaleme almıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı gergin ortamda yazılan bu metin özellikle Atsız'a yönelik "ırkçılık" suçlamalarının delili olarak kullanılmaktadır: "Yağmur Oğlum!
Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.
Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır.
Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır.
Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarın ki düşmanlarımızdır.
Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içer(de)ki düşmanlarımızdır.
Bu kadar çok düşmanla carpışmak için iyi hazırlanmalı.
Tanrı yardımcın olsun!
Nihal Atsız
4 Mayıs 1941"
"Bu vasiyet aynı zamanda Atsız'ın deyimiyle Türk ırkçılığı ile Nazizm arasındaki farka da işaret etmektedir. Türk ırkçılığının Nazizm'den kaynak aldığını ileri süren anlayışa karşı yazdığı bir yazıda Atsız "Yalnız Yahudilere karşı güdülen Alman ırkçılığı ile, her millete karşı bir korunma ilkesi olarak ileri sürülen Türk ırkçılığı arasında bir bağlantı bulunmadığını" söyler."
Patetik, zor, acınası bir bakış. Onun açısından bakmak dünyaya ne denli korkutucu! Herkes düşman, her yer kan revan, hep bir savaş, hep bir hınç. "Irkçılık suçlamaları" denmesi özellikle ilginç, çünkü bir paragraf üstte yazan şu:
"Nihal Atsız, Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan romanına yanıt olarak 1940 yılında yazdığı İçimizdeki Şeytanlar kitapçığında ırkçı olduğunu şu sözlerle belirtiyordu: Ben de ırkçı, Türkçü ve Turancı olduğum için – Evet, övünerek söylüyorum ve tekrar ediyorum: Irkçı, Türkçü ve Turancı olduğum için - Sabahattin Ali’nin itiraflarına cevap vermek lüzumunu duyuyorum."
nihalatsiz.org'a yolum düştü haliyle. (Oturduğum yerden "şimdilik" bu kadar olabiliyor.) Bu var orada İçimizdeki Şeytanlar'a dair. Devamı yorumsuz olarak geliyor...

1 yorum:

  1. Bana sanki daha kolay, cozulebilir, anlasilabilir bir hayat surmus gibi geldi tam tersine. Yani beyaz bu, kara bu, bunu bildin mi, o kadar. Gerisi sahte, yanlis anlama, kandirilma. Gayet kare seklinde bir hayat. Doganin yamukluklarina yer yok.

    www.elifsavas.com/blog

    YanıtlaSil