Bu bilinçaltı denen nane bi ne menem bişidir. Acayip acayip rüyalar görmeye başladım yine. Geçen gün üzerinize afiyet ajan mıydım neydim bilemiycem, patlamak üzere olan bin beş yüz katlı bir hastaneyi kurtarmaya çalışıyordum ( bkz. hastane kurtarmak). Yükseklik korkusu varmış bilinçaltımın, üstünün yok halbüse. Hastane okyanusun kıyısında, Amerika'da. Sanırım ben de Amerikanım. Ne amerikanyaya bi merakım var oysa, ne de gidesim göresim. Polisiyedir, aksiyondur bi süre izlememeli. Basbayağı film çekiyorum sonra rüyamda. Daha önce kaç sefer dünyayı uzaylılardan kurtarmışlığım var. X-Files bitti de bilinçaltı huzura erdi çok şükür. Haftasonu büroda boya badana işleri vardı. Bilinçsel düzeyde. Madden elle tutuluyor boyadır, duvardır. İnsanın içi rahat ediyor. Canımız çıktı, benim eşyaları Folyo'nun odasına taşıdık. Folyo'nunkiler de hala burda, onları da benim odaya koyduk. Nitekim kollarım tutmuyor. Yerimi yadırgıyorum. Burası başka bi yermiş gibi geliyor. Eğreti eğreti oturuyorum sabah beri, her şeyin yönü değişti. Bi kez daha farkettim ki yazı yazmak dışında her şeyi sol elimle yapıyorum. Çok ters oldu böyle çok. Sırtım ağrıyor. Pinhanarcat'la buluştuk geçen gün. Resmen satıyor adam davamızı. İyi de ediyor, ben sevdim. Maşallah maşallah. (Kamse kolum toplaştı!) Folyo yeni memleketine döndü. Yerine bizimkileri yolladı. Artık yalnız değilim. Yine alışmak gerekecek evin dolu olmasına. Odaya da tabii. Sırtım yamuldu, ağrıyor. Demiş miydim? Eve gidiyorum ben artık. Saygılar. Etiketler: döküm |
yettim dur! :)
hatta bi de şey,
folyo kızmasın ama, yokluğunda ne zaman kolun toplaşsa beni çağır olur mu? folyo gelsin yine bi de. onu göremedik ki, bu sayılmaz.
maşallah demiş miydim?
kamse