yazıların çok hoş. başka bir deyişle çok içten ve doğal, bu sayede "hoş"luk sıfatını kazanıyorlar zaten. ama sanki biraz kendi kendine konuşurmuş gibi geldi. ya da ne bileyim hem çalıyor hem söylüyor gibi... siteyi ve yazılarını hasbelkader gördüm, sitenin yapısını da henüz idrak etmiş değilim. aslında niyetim de yok doğrusu.
uludagsozluk.com diye bir oluşum var oraya bir bak belki beğenirsin de sağlam bir yazar kazanmış olur sözlük, ben de orada yazıyorum,balyancho (gereksiz bir teferruat oldu sanki)
her neyse işte sağlıcakla kal kalemine/yüreğine sağlık
kendim çalıp kendim söylemek bana daha uygun; sözlük ve klonlarını, editör ve moderatörlerini yazmak için rahat/sevimli/elverişli bulmuyorum. tekrar teşekkürler...
aslında haklı bir cevap senin ki de, zira bireysellik ve istediğini yapma lüksü kişisel bloglara nazaran daha kısıtlı bu tür hiyelarşik organizasyonlarda...lakin merakımı celbeden bir şey var, bütün kişisel bolg sahipleri birbirlerini tanır hatır gönül gözetir bir organizma içerisinde midir ? değilse de nasıl oluyor da ufaktan ufağa tanımaktalar birbirlerini...
zaten seni söz konusu oluşuma çağırma sebebim de genelin bilmesiydi bu yazarı. zira insanın doğasında vardır sosyal varlık olmak. ilk izlenimim de blog'un hakkında "ulan kim görecek kim gelecek buralara, muhtereme söyliim kalabalığa karışsın insanlar bu değerin kıymetini anlasınlar"
zira maslow'un da dediği gibi piramidin son halkası kendini gerçekleştirmektir bunun amacıyla güdülenir insanlar, bu sayede(umuma çıkarak) daha kolay olur diye düşünüyordum...
ama senin düşünceni daha fazla tuttum, ben niye ingilizce öğreniyorum kardeşim ingiliz türkçe öğrensim misali; umum buraya gelsin ben niye oraya gidiyorum diyorsun...
öncelikle şunu söyleyeyim, umumun okuması gibi bir kaygım olmadı hiç, burası tamamen kişisel zırvalarımdan oluşan byte kaybıdır. "içinde bulunduğum bataklıktan çıkarma" çabanız için teşekkür ederim, bilinen bir "yazar" olduğumu söylemişsiniz, buna da teşekkür ederim, ben yazar değilim. kalabalığa karışmak kısmı için ise, blogun bilinirliğinin artması beni gittikçe daha çok hapsediyor, artık eskiden olduğu gibi kişisel mevzularımı yaz(a)mıyorum burada. blog ve sözlük yazım uslubu itibarıyla da oldukça farklı zaten.
bloggerların tanışıklığı ise zamanla oluşuyor, binlerce blog var, herkesin okuduğu bloglar var, yayılış, tanışıklık buradandır. elle tutulur bir organizasyon blog kardeşliği kapandığından beri yok, en azından benim bildiğim kadarıyla.
demem o ki, ingiliz türkçe öğrenmesin, bilinirliğim artsın diye çabalamam söz konusu bile olamaz, okuyan takip eden herkese teşekkür ederim, ama benim için okunmak -çoklukla- motivasyon kaynağı değil.
4 yorum:
yazıların çok hoş. başka bir deyişle çok içten ve doğal, bu sayede "hoş"luk sıfatını kazanıyorlar zaten. ama sanki biraz kendi kendine konuşurmuş gibi geldi. ya da ne bileyim hem çalıyor hem söylüyor gibi...
siteyi ve yazılarını hasbelkader gördüm, sitenin yapısını da henüz idrak etmiş değilim. aslında niyetim de yok doğrusu.
uludagsozluk.com diye bir oluşum var oraya bir bak belki beğenirsin de sağlam bir yazar kazanmış olur sözlük, ben de orada yazıyorum,balyancho (gereksiz bir teferruat oldu sanki)
her neyse işte sağlıcakla kal kalemine/yüreğine sağlık
sağlıcakla kal
hoşgeldiniz balyancho, beğeniniz ve davetiniz için teşekkür ederim.
bu site bir kişisel blog, yani öyle diyorlar, gerçi ilginizi çekmediğini söylemişsiniz ama. :)
kendim çalıp kendim söylemek bana daha uygun; sözlük ve klonlarını, editör ve moderatörlerini yazmak için rahat/sevimli/elverişli bulmuyorum. tekrar teşekkürler...
aslında haklı bir cevap senin ki de, zira bireysellik ve istediğini yapma lüksü kişisel bloglara nazaran daha kısıtlı bu tür hiyelarşik organizasyonlarda...lakin merakımı celbeden bir şey var, bütün kişisel bolg sahipleri birbirlerini tanır hatır gönül gözetir bir organizma içerisinde midir ? değilse de nasıl oluyor da ufaktan ufağa tanımaktalar birbirlerini...
zaten seni söz konusu oluşuma çağırma sebebim de genelin bilmesiydi bu yazarı. zira insanın doğasında vardır sosyal varlık olmak. ilk izlenimim de blog'un hakkında "ulan kim görecek kim gelecek buralara, muhtereme söyliim kalabalığa karışsın insanlar bu değerin kıymetini anlasınlar"
zira maslow'un da dediği gibi piramidin son halkası kendini gerçekleştirmektir bunun amacıyla güdülenir insanlar, bu sayede(umuma çıkarak) daha kolay olur diye düşünüyordum...
ama senin düşünceni daha fazla tuttum, ben niye ingilizce öğreniyorum kardeşim ingiliz türkçe öğrensim misali;
umum buraya gelsin ben niye oraya gidiyorum diyorsun...
yakışır...candan yürekten yakışır hem de
:o)
öncelikle şunu söyleyeyim, umumun okuması gibi bir kaygım olmadı hiç, burası tamamen kişisel zırvalarımdan oluşan byte kaybıdır.
"içinde bulunduğum bataklıktan çıkarma" çabanız için teşekkür ederim, bilinen bir "yazar" olduğumu söylemişsiniz, buna da teşekkür ederim, ben yazar değilim. kalabalığa karışmak kısmı için ise, blogun bilinirliğinin artması beni gittikçe daha çok hapsediyor, artık eskiden olduğu gibi kişisel mevzularımı yaz(a)mıyorum burada. blog ve sözlük yazım uslubu itibarıyla da oldukça farklı zaten.
bloggerların tanışıklığı ise zamanla oluşuyor, binlerce blog var, herkesin okuduğu bloglar var, yayılış, tanışıklık buradandır. elle tutulur bir organizasyon blog kardeşliği kapandığından beri yok, en azından benim bildiğim kadarıyla.
demem o ki, ingiliz türkçe öğrenmesin, bilinirliğim artsın diye çabalamam söz konusu bile olamaz, okuyan takip eden herkese teşekkür ederim, ama benim için okunmak -çoklukla- motivasyon kaynağı değil.
tekrar teşekkürlerimle
Yorum Gönder