Daha önce de bahsetmiştim Cargill denen kartelden, hep olduğu gibi yine gündemin alt Cargill'le ve talepleriyle ilgili açıklamalar ise burada: "Orhangazi'deki fabrikasını "birinci derece" tarım arazisine kurduğu için firma aleyhine 4 ayrı dava açıldı. Bu davalar nedeniyle üretim yapamaz hale geldi. Hükümet gizli bir kararname ile faaliyetine devamını sağladı. Cargill, bulunduğu arazinin "birinci derece" tarım arazisi statüsünden çıkarılarak "sanayi bölgesi" ilan edilmesini ve böylece 4 davanın da düşmesini istiyor.
Orhangazi fabrikasında, mısırdan "fruktoz" veya "mısır şekeri / şurubu" diye adlandırılan şekeri üretiyor. Pancar üreticisinin korunması amacıyla "mısır şekeri" üretiminde kota uygulanıyor. Cargill bu kotanın kaldırılmasını ve tam kapasite ile çalışması için önünün açılmasını istiyor." Bu yazıda da açıkça belirtilmiş: "Başkan Bush, "Mısır şurubunda kotayı kaldırın. Veya yükseltin ki, Cargill istediği kadar üretsin" diyor." Peki bu sırada Yargı boş mu duruyordu? Hayır! Peki işe yarıyor muydu? Hayır! "Cargill'den yapılan açıklamada ise Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun onama kararının, Orhangazi tesisinin işletilmesi için gerekli olan izinleri üzerinde hukuki ve yasal olarak bir etki yaratmadığını bildirdi." Her türlü erkin üstündeler her nasılsa!!
Gelelim son duruma..."Cargill başta olmak üzere tarım arazilerine sanayi tesisi kuran 5 bine yakın şirkete af geliyor. 1 Ocak 2004'ten önce izin almadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış tarım arazileri, istenilen amaçla kullanımı için 6 ay içinde bakanlığa başvuracak. Bu şirketler tesislerin devamı için metrekare başına 2 YTL ödeyecek."
Sorun böylece, o bildik kafayla çözülmüş oluyor... Tarım arazileri, yerli sermaye, geleceğimizde önemli payı olan(!) kartellere metrekaresi 2 YTL'den satılıyor. Aklandık, paklandık, olanlara, uygulanmayan yargı kararlarına sünger çektik her zaman yaptığımız gibi, yolumuza (her nereye varıyorsa) devam ediyoruz...
Orhangazi fabrikasında, mısırdan "fruktoz" veya "mısır şekeri / şurubu" diye adlandırılan şekeri üretiyor. Pancar üreticisinin korunması amacıyla "mısır şekeri" üretiminde kota uygulanıyor. Cargill bu kotanın kaldırılmasını ve tam kapasite ile çalışması için önünün açılmasını istiyor." Bu yazıda da açıkça belirtilmiş: "Başkan Bush, "Mısır şurubunda kotayı kaldırın. Veya yükseltin ki, Cargill istediği kadar üretsin" diyor." Peki bu sırada Yargı boş mu duruyordu? Hayır! Peki işe yarıyor muydu? Hayır! "Cargill'den yapılan açıklamada ise Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun onama kararının, Orhangazi tesisinin işletilmesi için gerekli olan izinleri üzerinde hukuki ve yasal olarak bir etki yaratmadığını bildirdi." Her türlü erkin üstündeler her nasılsa!!
Gelelim son duruma..."Cargill başta olmak üzere tarım arazilerine sanayi tesisi kuran 5 bine yakın şirkete af geliyor. 1 Ocak 2004'ten önce izin almadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış tarım arazileri, istenilen amaçla kullanımı için 6 ay içinde bakanlığa başvuracak. Bu şirketler tesislerin devamı için metrekare başına 2 YTL ödeyecek."
Sorun böylece, o bildik kafayla çözülmüş oluyor... Tarım arazileri, yerli sermaye, geleceğimizde önemli payı olan(!) kartellere metrekaresi 2 YTL'den satılıyor. Aklandık, paklandık, olanlara, uygulanmayan yargı kararlarına sünger çektik her zaman yaptığımız gibi, yolumuza (her nereye varıyorsa) devam ediyoruz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder