Çarşamba, Nisan 13

kaç gündür geyik yapıyorum, e bi yere kadar!

Dioksinli yumurtalar, KFC'ye karşı PETA eylemi derken ekolojist damarım ayaklandı gene. Radikal'deki habere göre, köylüler, İZAYDAŞ'ın atık yakma ve depolama tesisi 1995'te faaliyete geçtiğinden beri, kuzu ve buzağılarının öldüğünü, topraklarının verimsizleştiğini söylüyormuş. Son bir kaç senede bu ve benzeri onlarca haber okuduk, belki bazılarının vehametine bizzat tanık olduk ama hiç önemsemedik, yürüyüp yolumuza devam ettik, kirlettikçe kirlendik. Besin zinciri denen şeyden, ekolojinin multidisiplinerliğinden bihaber, devirmekte olduğumuz domino taşlarının sonuncusunun insanoğlu olduğunu, taşlar hızla birbirini devirirken altında kalacağımızı hesaplamadık. Hala da hesaplamıyoruz. Yumurta kapıya dayanmadan (dioksinli bi yumurta dayanır herhalde kapıya da) önemsemeyeceğiz ve durumu idrak ettiğimizde herşey için çok geç kalınmış olacak.
Radikal'deki ikinci haber de Türkiye'den hayvan haklarını savunan STK'ların, vejetaryenlerin katılımıyla PETA'nın(People for the Ethical Treatment of Animals) 29 Nisan saat 12.00'de Kadıköy KFC önünde düzenleyeceği uluslararası protesto kampanyası. PETA, hayvanlara yapılan kötü muameleden dolayı KFC'yi yerden yere vururken McDonald's'ı (ve burada var mı bilmiyorum ama Denny’s'i) hayvanları daha acısız öldürme konusunda aşama kaydettikleri için ayrıca reklam etmiş. Oysa nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama, yakın zamanda Mc aleyhine de benzer iddialar gündeme gelmişti. Serde Türklük olduğundan mıdır nedir rahatsızlık duydum bu tavırdan.PETA'nın yayınladıklarına benzer Türkiye manzaraları da izlemiştik. Ben vejetaryen değilim, olmaya da niyetim yok açıkçası, ama izlediklerimden etkilendiğimi de itiraf etmeliyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder