Pazartesi, Nisan 4

Aşk saf bir illüzyon mudur?

Başlığa yanıtım evet gibi bu günlerde, efenim şöyle izah edeyim ki;
Biz kadın kısmısının fertleri olarak ufuk noktasında gördüğümüz herhangi bir cisme bile kasarsak aşık olma potansiyeline sahibiz. Başımdan geçmeyen bir olayla irdeleyeyim şimdi bu hususu, diyelim ki bir gün bir adamla tanıştım, diyelim ki Nurullah, pek bi mayhoş oldum görünce... Biraz sohbet edildi, gülündü, Nurullah Bey beni dişçiye neden diş hekimi denmemesi gerektiği konusunda aydınlattı, beyin cerrahları konusunda da epey bilgilendim, ve 15 dakika kadar kıkırdadıktan sonra şirin şirin komik miyim diye sordu (bunu şirin şirin sordu ama mal mal değil) tabii ben mest... Evet olay burdan sonra başlıyor işte!!
Ben hemen olayı bir arkadaşıma aktardım, diyelim ki Nazlıcan, Nazlıcan bana gaz atmaya başladı, meğer o Nurullah'ı yıllardır tanır imiş! Aha mıçtığım noktadır! Bu arada tabii ben yoğun kalp çarpıntısına gark olduğumdan o esnada yamacımda olmayan ama durumdan haberdar edilmesi elzem olan bir arkadaşımı, diyelim ki Gülendam, aradım. Aman Tanrım ulaşılamıyor. Bu durumda n'apıyoruz, mesaj atıyoruz: "ben demin aşık olduuuum!!" Ne de olsa bu gecikmesinde sakınca olan bir hal! E tabii bu arada organizmamın en önemli uzvu olan beynim ne yapıyor, bir yandan Nurullah'ın nurlu yüzünü, gülümsemesini hatırlayıp duruyor, bir yandan Nazlıcan'ın attığı gazları yiyor. Nurullah gözüme gittikçe daha yakışılı görünüyor. Ses tonu da ne güzeldi...
O sırada Gülendam devreye giriyor ve " çok sevindim ya ne güzel gözlerin parlıyor" diyor. Gazlar katmerleniyor. Evet, evet gözlerim parlıyor. Mutluyum. Aşık olayım ki, mutlu olayım! Gülendam'ın fikirleri önemseniyor... Beyin kurgulamaya çoktan başladı zaten o arada, ay pek de kibar, elleri de çok zarif, konuşurken ne güzel bakıyo ööle bi yandan. Numarası da yok, tekrar karşılaşır mıyız aceba? Nazlıcan'a havale etmeli bu işi. İd egoyu çoktan ele geçirdi! Lıkır lıkır mesaj yolluyor. Süperego da saf dışı kalmalı bir an evvel. Salgılanan endorfinin, seratoninin, östrojenin ve bilimum hormonun haddi hesabı yok!
Vah vaaah geçmiş ola!
Nurullah'ı tanımıyorsun bile daha... (sus pis süperego! idimle beni yalnız bırak!!) olsun...çok güzel gülümsüyor... ha canım ha! Biraz daha kur kafanda... çok lazımdı di mi!?
Ama olsun çoook şekeeer! (bu kısım genel hal ve gidişatın parçası ben o kadar da zevzek değilim.) Hiç tanımasam da ben yoktan ona kişilik yaparım, zevklerini tahmin ederim, kızlar kızları dinler: gaza gelirim. Evet bence de biz birbirimize çok uygunuz!
Ah Nurullah ah...
Neyse benim işim var daha Nazlıcan'ı aramam lazım!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder