Şu arayıcıların sandalyeden düşürtme hikayeleri üstüne okumayı seviyorum, az önce de oky düşürdü. Ondan önce de pagan düşürmüştü. Biz de yazmıştık ara ara, ama ben başka bi şey anlatacaktım.
Benim asıl aranma mağduriyetim daha önce kimlere ait olduğunu çok merak ettiğim telefon numaramdan kaynaklı.
Tamam kabul ediyorum numara tekrarlayan rakamlardan oluşuyor, kolay akılda kalıyor, ama aynı anda bir telefon numarası nasıl hem bana, hem Orhan Bey'e, hem eczaneye, hem Garanti Bankası'na, hem hastaneye ait olabilir ki (En fecisi buydu. Susmuyordu bi ara telefon, ona da bi şey derler de, gugilcileri getirmeyelim buraya anahtar kelime zikredip de).
"Yanlış numara" denmesinden ikna olmuyor bu güzide arayıcılar niyeyse. Daha önce kandırıldılar mı, çocukluktan kalma bir travmaları mı var bilemiyorum, inatlaşıyorlar genelde.
Her şey yaşlı bi amcanın sonbaharda "Hanımkızım kömür dağıtıyormuşunuz?" demesiyle başladı. Halbuki ben kömür deposu değildim. Amca inatla dağıtım tarihlerini sorup, bir yandan adresini illa kağıt kalem bulup yazmamı sağlamaya çalıştı. Kömür deposu olmadığımı anlayınca, nereden kömür bulabileceğini sordu. Halbuki ben belediye de değildim...
Sonra o mel'un günde Trabzon'dan aradılar, ellerinde bilmem ne bişisi polar varmış. Halbuki ben trikotaj atelyesi değildim. Polar ne ki ola dedim ilk anda, o kadar çaresizim bu konuda. Anlatamadım. Sevkiyat çıkacakmış, banka hesap numaramı sordular. Sonradan çok hayıflandım verseydim keşke numarayı diye, ah kafam ah...
Bi abla aradı geçenlerde, sigorta primini yükseltmek istiyormuş. Halbuki ben acente değildim. Abla hesap sormaya başladı, öyle ya peki ben kimdim, ne hakla çıkıyordum karşısına! Orası neresi, siz kimsiniz gibi soruları yanıtlamak adetim değildir, gel gör ki abla ikna olmuyor. "Sigorta acentesi değil burası hukuk bürosu..." dememe kalmadı, "ben neciydim peki" o merak edildi... "avukatım hanımefendi, siz yanlış numa..." hıh, madem avukattım, abisininkilerle aralarındaki arsa kavgasına son vermeliydim. Bi delimiz eksik oluversin, telefonu "Gidin bi avukatla görüşün." diyip kapadım...
Yelpaze geniş ya, bunları yazarken telefon çaldı. "Hanımefendi iyi günler, şarj edilebilir batarya çeşitleriniz hakkında bilgi alacaktım da." Halbuki ben... e... ben... Bu nereyi aramış tam anlayamadım.
Benim asıl aranma mağduriyetim daha önce kimlere ait olduğunu çok merak ettiğim telefon numaramdan kaynaklı.
Tamam kabul ediyorum numara tekrarlayan rakamlardan oluşuyor, kolay akılda kalıyor, ama aynı anda bir telefon numarası nasıl hem bana, hem Orhan Bey'e, hem eczaneye, hem Garanti Bankası'na, hem hastaneye ait olabilir ki (En fecisi buydu. Susmuyordu bi ara telefon, ona da bi şey derler de, gugilcileri getirmeyelim buraya anahtar kelime zikredip de).
"Yanlış numara" denmesinden ikna olmuyor bu güzide arayıcılar niyeyse. Daha önce kandırıldılar mı, çocukluktan kalma bir travmaları mı var bilemiyorum, inatlaşıyorlar genelde.
Her şey yaşlı bi amcanın sonbaharda "Hanımkızım kömür dağıtıyormuşunuz?" demesiyle başladı. Halbuki ben kömür deposu değildim. Amca inatla dağıtım tarihlerini sorup, bir yandan adresini illa kağıt kalem bulup yazmamı sağlamaya çalıştı. Kömür deposu olmadığımı anlayınca, nereden kömür bulabileceğini sordu. Halbuki ben belediye de değildim...
Sonra o mel'un günde Trabzon'dan aradılar, ellerinde bilmem ne bişisi polar varmış. Halbuki ben trikotaj atelyesi değildim. Polar ne ki ola dedim ilk anda, o kadar çaresizim bu konuda. Anlatamadım. Sevkiyat çıkacakmış, banka hesap numaramı sordular. Sonradan çok hayıflandım verseydim keşke numarayı diye, ah kafam ah...
Bi abla aradı geçenlerde, sigorta primini yükseltmek istiyormuş. Halbuki ben acente değildim. Abla hesap sormaya başladı, öyle ya peki ben kimdim, ne hakla çıkıyordum karşısına! Orası neresi, siz kimsiniz gibi soruları yanıtlamak adetim değildir, gel gör ki abla ikna olmuyor. "Sigorta acentesi değil burası hukuk bürosu..." dememe kalmadı, "ben neciydim peki" o merak edildi... "avukatım hanımefendi, siz yanlış numa..." hıh, madem avukattım, abisininkilerle aralarındaki arsa kavgasına son vermeliydim. Bi delimiz eksik oluversin, telefonu "Gidin bi avukatla görüşün." diyip kapadım...
Yelpaze geniş ya, bunları yazarken telefon çaldı. "Hanımefendi iyi günler, şarj edilebilir batarya çeşitleriniz hakkında bilgi alacaktım da." Halbuki ben... e... ben... Bu nereyi aramış tam anlayamadım.
ciragan palace ile neredeyse ayni telefon numarasina sahip bir arkadasim var; sagolsun ciragan palace reklamcilari da bir vakitler dagittiklari bir brosure bizim arkadasin numarasini basmislar. ugrasti didindi ciragan nezdinde durumu duzeltebilmek icin ama bir yerden sonra pes etti artik. simdi arayanlarin rezervasyonu aliyor bir guzel :)
YanıtlaSilaz önce "bilmem ne güvenlik ve özel koruma şirketi değil mi orası" dedi ahizedeki adam. hayır değil! hangi birine ne uydurayım ki :)
YanıtlaSil