Cuma, Kasım 18

Mutlu Ölüm'den Sonrası

Daha önce bir masal anlatmıştım, dinlediğim tüm masallardan ayrılan yanı "sahici" olmasıydı... Devamı da varmış...
Kızı Meryem'i Nuri'ye vermek istemeyen baba Kadir'miş mesela. Olay günü müstakbel damadı tarafından vurulan, sağ kolunda hareket kaybı oluşan baba. Meryem, babasının eline geçmesin diye benim kartımı yırtmış, duruşma davetiyesini saklamış, evden kaçmış üç defa. Omuruna saplı kurşunla.

Kadir bir şekilde beni bulmayı başarmış, büroma benden çok gelir olmuş. Nuri'nin ailesi (ki bu tüm mahelle demek oluyor) Kadir'i tehdit ediyormuş çünkü. Kızına ya da kendisine bir şey yapmalarından korkuyormuş. İfade vermek için adliyeye gitmekten de, Nuri'den şikayetçi olmaktan da korkuyormuş. Meryem babası sevdiğinden şikayetçi olmasın diye ağlıyormuş devamlı. Bu dava da, bu evlilik de Kadir'in içine sinmiyormuş. "Kızıma resmi nikah yapmaya yanaşmıyorlar, iki gün sonra kapının önüne koyacaklar biliyorum. Bu Nuri adam değil. Kız daha çok küçük." diyormuş. "Ne yapayım, şikayetçi olayım mı, Meryem'i Nuri'ye vereyim mi kafam çok karışık" diye bana sorup duruyormuş. Halbuki ben ne desem olmazmış.
Şikayetçi olmaktan duyduğu korku ve kızının çaresizliği sonunda ağır basmış. Baba şikayetçi olmayacakmış.

Bir yandan da Kadir tutturmuş Meryem'in kızlık raporunu isterim diye. Babasını dışarı çıkarıp Meryem'le konuşmuşum, bakire değilmiş, iş büyüyecekmiş. Belli etmemeye çalışarak laf aralarında Kadir'i ikna etmişim Meryem'i muayene ettirmemeye. Ter dökmüşüm dakikalarca.
Duruşmadan önce Nuri'nin ailesiyle konuşmuşum, bu işi tatlılıkla halletmekten başka yolunuz yok demişim. Meryem her an, her an, her an ağlıyormuş. Kimsecikler şikayetçi olmamış Nuri'den. Amcası, yeğeninin eline tutuşturduğu, biri kendi yeğeni olmak üzere, üç can yakan, üç kişiyi sakat bırakan ruhsatsız silahtan, hiç adı geçmeden, canı yanmadan sıyrılmış.
Tek duruşmada karar çıkmış. Nuri tutukluluktan hükümlülüğe terfi etmiş. Meryem ağlamaya devam etmiş ara vermeden.

Meryem'in evlenmek için yaşı küçükmüş. Nuri'ninki içerde olmaya yetecek büyük. O çıkana kadar Meryem de büyür nasıl olsa.

Anlattıklarımın hepsi yalanmış, bi dudağı yerde bi dudağı gökte aptal ve cahil devlerin uydurmasıymış. Okurken dinlensinmiş, Pandora, Conjure One'dan.

3 yorum:

  1. ben gitmiyorum efen'im, ben de odamdan katılmak istiyorum konsere. iki ankara bi izmir yapalım.
    (istanbul ahalisi dün gitti zaten değil mi şekerim?)
    bizsiz vai'leyenler utansın :)
    bak bu da iyimiş: scub slx. enter. ehehe.

    YanıtlaSil
  2. Steve abimi gördüm Allah'ın izniyle bi' kez daha hacı oldum doli'ciğim. Mükemmelliğin ötesinde süper de sempatik biriymiş bu Steve.Konserin sonunda Steve abi, galatasaray taraftarı aksanıyla "I love you Steve" diye bağıran seyircilerin tezahüratına bayıldı bu arada. Süperdi gitarı havaya attı tuttu , dehşet bi şovdu ama tek bi' telden bile istemsiz ses gelmedi...Çok şükür tavaf'ımızı da tamamlayıp bir kez daha hacı olduk şu fani dünyada steve abimizin sayesinde.

    YanıtlaSil
  3. offf offf... :):):)neyse hiç değilse içimizden biri gitti :)

    YanıtlaSil