Perşembe, Mart 10

gecikmiş bir yazı

6 Mart'a dair;
1982 Anayasası m. 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatleri sebeyle kınanamaz ve suçlanamaz.
Ne güzel değil mi?? Darbe anayasası ama süper özgürlükçü!
m. 34- Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Vaaay!!! Bakın neler diyor... Eşyanın tabiatına aykırı bu. Ama durun devamı var gibi...
Toplantı ve gösteri yürüşü yapma hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Hah işte beklenen cümle "kanunla sınırlanabilir"

Bu sınırlamayı sağlamak üzere 2911 s K düzenlenmiş...
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu m. 3- AY m.34'ü tekrarlar.
m3/f2'den itibaren anayasal özgürlüğün istisna ve sınırlamaları sıralanmıştır. Geriye kuş kalmıştır.

Ancak asıl önemli olan, 2559 sayılı ve 14.7.1934 tarihli Polis Vazife ve Selahiyet Kanunudur.
Kısaca polisin ne işe yaradığını belirten
m.1- Polis asayişi, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini (dokunulmazlığını) korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin (kamunun) istirahatini temin eder.
Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil (hasta) ve acizlere muavenet (yardım) eder. Kanun ve nizamnamelerin (tüzük) kendisine verdiği vazifeleri yapar.
Ayy, ne hoş di mi!!
Yardım ediyorlar işte bize...
Bir de gene anayasadan aynen aktarılan kanunsuz emir düzenlemesi var:
m.2/B- Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz.
Diyor.veee...m.9 geliyor...
m.9/A ve f2- 2911 s K. kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde ve yakın çevresinde ... suçun önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kağıtlarını ve eşyasını arar; suç unsuruna el koyar ve evrakı ile birlikte Cumhuriyet Savcılığı'na tevdii eder.
sonra devam ediyor
m.13/3- Yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.
Ya neymiş efenim demek ki kişinin sağlığına zarar verilmeyecekmiş...
ve final...
m.16'da polisin silah kullanmaya yetkili olduğu haller düzenlenmiş. Özetle kendini korumak için, silahlı saldırı varsa, başka çaresi yoksa falan filan kullanabiliyor. Hiçbir kanunda -şaşırtıcıdır ama- polisin dövme ya da hukuki diliyle müessir fiilde bulunma yetkisi düzenlenmemiş. Hay allah kanun boşluğu var galiba!

Ha bir de, bu arada ekleyeyim, polis üniversite binaları ve ekleri içine kurum imkanlarıyla önlenmesi mümkün olmayan olaylarda ancak rektör ve acele hallerde de dekanın veya yetkilinin buyur etmesi halinde girebilir.
AB mi aa tabii, hoşgeldiniz, geçiniz sağdan 3. kapı.

Evet efenim böylece bir sormasanız da söyleyelim köşemizin daha sonuna geldik. Esen kalın.

Edit (17.03) :Bugün okuduğum bir haberi de eklemek istedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder