Pazartesi, Şubat 11

14 Şubat aşkına

Müzik tarihimizin gelmiş geçmiş en acayip 14 aşk şarkısı!

Nikah Masası / Ümit Besen
Baş köşeye yerleştireceğimiz şarkı bu olmalı. Bilirsiniz, önce yalvarır, hatta şahit olmak ister, eski günlerini yad eder ama şarkının ilerleyen dakikalarında gerilim dozu artar ve son dizede noktayı koyar. Sanki az önce orada olmak için yalvaran o değildir ve ortama zorla getirilmiştir: 'At artık imzanı git bir an önce!'

Allah Belanı Versin / İsmail YK
Kayıtsız kalamayacağımız bir uç nokta. Beddualar, şarkı boyu şiddet dozu artarak yükseliyor: 'Benim için hep sen vardın/Bunu hep senden duyardım/İki gözüm kör olsun/Of nasıl sana inandım// Bin cefa gördüm/Bin defa öldürdün/ Kahrolsun, bıktım artık/Beni benden aldın, attın/Beni sattın, yazıklar olsun//Allah belanı versin/Allah seni kahretsin/Bana gelen sana gelsin yar...'

Bu da yazıda bahsedilen klip.

Gazeteden link verdim, alıntı yaptım. Bu demek değil ki haberlere de bulaşacağım. Yaz-mıy-cam türban mürban!

5 yorum:

  1. Merhaba,
    Yazmiycam demissiniz ama, Anayasa Mahkemesinden gecer mi bu yasa yoksa dedikleri gibi gecmesi imkansiz midir onu merak ediyorum.Bir hukukcu olarak bu konuda ki fikirlerinizi paylassaniz cok mutlu olurum
    Sevgilerle
    fulya

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Avukat Hanım,
    Yazılarınızı ilgi ile okumakta ve hala yazabilme aşkı ve şevki içinde olduğunuza hayret etmekteyim. Belki durum mesleğinizle tevil edilebilir.
    Neyse, ben sadece merhaba demek istemiştim. Hala yazılarınıza devam etmenizi tebrik ederim.
    Eski bir blog okuyucunuz Mertcan.

    YanıtlaSil
  3. @fulya, hoşgeldiniz, hakikaten "olmalı-etmeli" içeren bir yorum yazmak istemiyorum, lütfen kusuruma bakmayın. alanında önde gelen pek çok hukukçu bu konuda konuştu zaten. hem ben anayasa hukukçusu değilim, atıp tutmam uygun olmaz.

    sadece şunu söyleyebilirim; parlamenter sistemin bildik üç erki -yasama, yürütme, yargı- yasamanın öngördüğü düzene tabidir. anayasa mahkemesinin kararı dogmatik hukuku uygulamaktan ibaret olacaktır. bizim normlar hiyerarşisi dediğimiz, düzenlemelerin, kuralların tepesinde "grundnorm" denilen temel kural vardır, ki ben bundan devletin ideolojisini anlıyorum. dogmatik kurallar değişebilir, grundnorm değişebilir ve bu tamamen siyasidir. yargı, yasamanın önüne koyduğu kurallara göre, "olana göre" değerlendirme/yargılama yapar. "olması gereken" yargının değil, hukuk felsefesinin, siyasetin, sosyolojinin vs vs alanıdır, yargı mercilerinin değil.

    özetle, türban (benim bakışıma göre elbet) şu an için hukuki bir mesele olarak görülebilir, ancak aslen siyasi ve sosyolojik bir meseledir. hukuk ise, bir bakıma, değişen sistemin uygulayıcı elidir.


    @erhanbey, asıl şimdi tam oldu. :) bir de siz diyince hatırladım, sizin kastınız o olmasa da, evvelce yazmıştım,
    fulya hanım, buyrun burada ihsas-ı reyim.


    @mertcan, merhaba, hayret etme, sadece rastgele yazmayı seviyorumdur belki.

    YanıtlaSil
  4. Hosbuldum ve cok tesekkur ederim Doli I. Cok celiskili farkli bakis acili yazilar okudugum icin size sormustum. Ne demek istediginizi anladim.

    YanıtlaSil