Cuma, Aralık 30

D3C

Lise 1 yine. Yeni bir hoca gelmiş, Strauss, kısaca Peter, önce ondan biraz söz etmeli. Okulun ilk günü. Peter salına salına bahçede geziniyor, saçları uzun, kulaklarda küpe, üstünde tişört, ayakta sandalet, elde sarma sigara. Hatrı sayılır bir kız gürühu güvenli mesefaden Peter'i takipte. Sonradan öğrendik favori grubu Led Zeppelin'miş, fen hocası Silke'nin sevgilisiymiş...

Ertesi gün Peter'in haftada beş yüz saat kadar dersimize gireceğini duyuyoruz, tüm kızlar mest. Ama zavallıcığa nasıl çıkıştıysa MEB'in "talim terbiye" zihniyetli türk örtmenleri, Peter derse girdiğinde küpeleri çıkmış, saçı kesilmiş, takım elbise giymişti. Zorlanmıştır herhalde buralara uyum sağlamakta.

Dersini almaktan mutluluk duyduğum nadir hocalardandı, notumun A olduğu nadir derslerdendi.
Neyse efen'im, günlerden bir gün, o dönem dillere fena halde takılmış olan "me, a, ne, şe, manşet manşet" güftesi ve elleri göbek hizasında avuçlar yukarı bakacak şekilde sallamak suretiyle yapılan dansı eşliğinde zilin çalmasıyla ayağa kalkınca... o ana dek sadece amerikan gençlik dizilerinde duyduğum replik yaşandı. "Tüm sınıf çıkabilir, Doli sen yanıma gel! Son çıkan kapıyı kapatsın." Kuzu kuzu gittim Peter'in yanına.

İçime oturan cümleyi sarfetti hepimizin aşkı Peter: "Seni görerek geçirdiğim her an, ömrümden biraz daha kısalıyor." Hadi ya, ki bu içtenlikle ve iç sesle sarfedilmiş bir 'hadi ya'dır, kocaman bir "Scheiss"tır. Ve bunun üzerine yapılabilecek tek birşey vardır, alman disiplinine uygun bir şekilde teşekkür edip sınıftan çıkmak.
Şokumu o gün bugündür cebimde taşırım.

2 yorum:

  1. ben o genç kızın yaramazlıklarını şimdiki yazılarını okuyaraktan hala seziyorum valla. bir yetişkin edasıyla yapılan yaramazlıklar yani:)
    hala atamamışsınız o hallerinizi, kızmayın ama..:)

    mutlu seneler.

    YanıtlaSil
  2. "o halleri" atmaya çalışmadığım gibi, kızmam da efen'im.

    YanıtlaSil