Cumartesi, Şubat 26

Bazı müzikler benimle konuşuyormuş gibi geliyor. Sanki söyleyeceği şeyler melodinin her iniş çıkışıyla daha da yükseliyor, basılan her nota derinden kopan bir çığlığı yükseklere taşıyormuş gibi geliyor. Perşembeden beri devamlı Requiem For A Dream ve To Kill A Dead Man'in temalarını dinliyorum. Her dinleyişimde uzaklardan dalgalar kabarıp içimdeki kayalara çarpıyor ve ben her defasında nerde olduğumu unutacak kadar kendimden geçiyorum. Kelimenin tam anlamıyla sarhoş oluyorum. Vee... İyice sarhoş olunca da üstüne iki doz Song Of The Dispossessed çakıyorum ki arş-ı alada süzüleyim. Hmm, mutluyum!...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder