Salı, Ocak 12

Zeybreak ve üç şey




Aralık'ta Goethe Enstitüsü'nün "sanat buluşması" vardı, "Almancı - Deutschländer!" Zey'Break'i izlemek için ODTÜ KKM'ye vardığımızda, içeri girmeden önce son bir sigara içilir ya, adettir, gökyüzü lacivertti, içinde bulutlar kayıyordu yumuşakça.





















Sonra arkamı döndüm, bu vardı orada da,


Işık güzel, gece güzel.


İçerisi kalabalık. Salonda ışıklar yanıyor, bir uğultu hakim. Bir adam çıkıverdi sahneye, ne bir uyarı, ne sönen ışıklar. Arkasını dönüp sadece iki beyaz karenin olduğu dekora hat ile graffiti arası bir kaligrafi uygulaması yaptı. Sonra müzik başladı, ve dans... Sahnedeki siyah tülün ardından gelen çok güzel bir müzik ve çok güzel bir dans.  Nevzat Akpınar yapmış müzikleri. Amigo'yu, Risk-One'ı ve Flyingsteps'i, asıl alanlarının hip hop olması nedeniyle bugüne kadar hiç duymamıştım. Break dance ile zeybek hakikaten harmanlanabilir, sırıtmayabilir ve son derece tatmin edici olabilirmiş meğer. Risk-One da, Amigo da müthiş ahenkli dans ediyorlar. Arada ufak senkronizasyon sorunları olsa da beni rahatsız etmedi doğrusu, hatta anlatılanı vurgulamak için kasti yapılmış olabileceğini düşünmek mümkün.


Sonra aklıma en çok kazınan bölüm başladı, aradım taradım video bulamadım, nasıl anlatılır bilmem... Dekordaki beyaz iki karemizden birine kaligrafi yapmıştık, biri boş kalmıştı hani, söylemeyi unuttum, iki karenin arasında müzisyenlerimiz var, siyah tül vardı ya canım. Müzik adamı huşudan inletirken, Amigo müziğin ahengiyle yılan gibi kıvrılıyor, elinin her dalgalanışı arkadaki beyaz kareye ilk karemizin izdüşümlerini çiziyor...
Yok, anlatacak dil becerim yok.

Demem o ki, bir gün karşınıza çıkarsa bir yerlerde "ZEY'BrEaK", iki hip hopçunun break dance ile zeybeği birleştirmesi vs vs... den ibaret tanıtımın iticiliğini boşverin, gidin, izleyin.

Işık, güzel şey...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder