Meet Joe Black dandik bi film. Üstelik de Brad Pitt'in bu kadar kötü oynadığı ve çirkin göründüğü (buna 12 Maymun ve Snatch de dahil) ikinci bir film yok. Dün can sıkıntısından tekrar izledim. Anthony Hopkins'in dillendirdiği üç beş güzel cümlenin hatrına. Son derece faydacı, Amerikan, hayatı fırsatlarla, mucizelerle dolu gören, kaygısız, carpe diemin ucundan tutmaya çalışan bir bakışa ait cümleler elbette bunlar. Kaynağı Amerikan olsun olmasın söz konusu olan aşk olunca insan evladının bakışı yolundan çıkıyor. Aşkın gözü kör, aşk her şeyi affediyor, aşkta her şey mübah, samanlıklar seyran oluyor... Bunlar "biz"den. Romalılar da buyurmuşlar, ihtiras her şeyin üstündedir, aşıklar delidir, her aşık bir savaşçıdır diye. Aşık olmak tüm kültürlerde kabul gören öylesine güzel bir kılıf ki, her türlü saçmalığı, akla ters işi, bencilliği içine dolduruveriyoruz.
Daha önce geyik bir yazı yazmaya başlamıştım, filmlerde gördüğümüz sonsuz aşk denen o "kutsal" şey neden yoktur diye, dedim ya, yazı geyik; filmlerdeki sevdicekler ağzını şapırdatmaz, sırtında sivilceleri olmaz, her sevişme unutulmaz orgazmlarla biter, ağzı burnu yamuk değildir, konuşurken tükürükler saçmaz ya da... Hevesim kaçtı bağlamadım o yazıyı bir sonuca.
Şimdi ise aklımda aşkın sosyal sonuçları var daha çok. Aşık olmuşsa partner, aldatması bile daha uysal karşılanır, kadınlar kumaya razı olurlar, değer silsileleri çöker, dünya bir yanadır çünkü, tüm sorumluluklar bir kenara itilir, buna aşık olup kaçan partnerin mevcut çocukları bile çoklukla dahildir.
Yani genel kabule göre aşk, bencillik yapma "hak"kıdır. Ve fikrime göre benciller gerçekten mutlu olamaz hiç. Peki ya ben, bu düşünüşün neresindeyim?*
*Aşık olup (aynı zamanda) mantıklı olmak (bilmek) tanrılar için bile zordur (olanaksızdır).
Daha önce geyik bir yazı yazmaya başlamıştım, filmlerde gördüğümüz sonsuz aşk denen o "kutsal" şey neden yoktur diye, dedim ya, yazı geyik; filmlerdeki sevdicekler ağzını şapırdatmaz, sırtında sivilceleri olmaz, her sevişme unutulmaz orgazmlarla biter, ağzı burnu yamuk değildir, konuşurken tükürükler saçmaz ya da... Hevesim kaçtı bağlamadım o yazıyı bir sonuca.
Şimdi ise aklımda aşkın sosyal sonuçları var daha çok. Aşık olmuşsa partner, aldatması bile daha uysal karşılanır, kadınlar kumaya razı olurlar, değer silsileleri çöker, dünya bir yanadır çünkü, tüm sorumluluklar bir kenara itilir, buna aşık olup kaçan partnerin mevcut çocukları bile çoklukla dahildir.
Yani genel kabule göre aşk, bencillik yapma "hak"kıdır. Ve fikrime göre benciller gerçekten mutlu olamaz hiç. Peki ya ben, bu düşünüşün neresindeyim?*
*Aşık olup (aynı zamanda) mantıklı olmak (bilmek) tanrılar için bile zordur (olanaksızdır).
"Yani genel kabule göre aşk, bencillik yapma "hak"kıdır. Ve fikrime göre benciller gerçekten mutlu olamaz hiç"
YanıtlaSilBazen bünyenin bencilliğe ihtiyacı olur ama bu onu bencil yapmaz. Tıkanmış kalmış olabilir gereksiz bir diğerkamlık kıskacında, çıkış arıyordur. Aşk devrimcidir bu nedenle, varolanı yıkar, yeniden yapmayı zorunlu kılar. Aklıselime gelmez, çünkü paradigma değiştirmeyi mecbur kılar. O zamana kadar ki kurulu düzen/mantık çöker.
selamlar,
özgür