Ah Taksim.. Kana boyalı Taksim... Tüm İstanbul yarı açık cezaevi bugün. Meydandaki güvercinler barikatların ardında. Emeğin de kanatları olsa, uçsa...
Üstünde "Asla Yalnız Yürümeyeceksin" yazan Genç-Sen pankartının önünde DİSK dağılma kararını açıklarken saat tam 11.25'ti. Dağılma kararı üstüne yazmak mümkün, provokasyon tanımı yapmak, terör nedir, devlet eliyle yaratılır mı diye sormak mümkün. "Önlem" "neden"e dönüşmüştür denebilir. Kullanılan gazın yoğunluğu, göz yaşartıcı değil boğucu olması yazılabilir. Neden Taksim'in engellendiği, sokakların, meydanların insanlara mı yoksa erke mi ait olduğu sorgulanabilir. İçimden "hedef gösterme"ler geçiyor aslında. Ama diyeceklerim farklı:
Lacivert kostümlü emekçiler! Bir örnek giyinmiş, gaflet içindeki otuz bin lacivert! Dile getirilmek istenen -engellediğiniz- talepler sizin için! Bizim için, hepimiz için!
Basiretsiz emirlerin erleri! Zavallı emir erleri, yaşamı bölüştüğün, emeğini birlikte sömürttüğün kardeşlerin o dövdüklerin, attığın bombalarla boğmak istediklerin! Uyan artık lacivert! Emekçisin sen de! Faşizmin köpeği olarak kullanılan, kışkırtılmış, beyni yıkanmış, kimliğini yitirmiş bir emekçisin!
Uyan!

Alet olarak susturduğun insanlar kim? Günlük yaşamının her alanında ürettiklerini tükettiklerin değil mi? Senin benim gibi, çalışıp didinen, ekmeğini çıkarmaya çalışan, aynı havayı soluduğun insanlar değil mi bunlar?
Boğarak söyletmediklerin neler ya peki? Emekli olabilmek, sosyal güvenceye sahip olmak, emeğinin karşılığını almak, işsizlikle mücadale etmek, eğitimi doğru düzgün bir seviyeye taşımak, her insanın ücretsiz sağlık ve eğitim hizmeti alması mı? Zenginin tedavi olup, yoksulun ölüme terk edilmemesi; bilginin zengine sunulup, yoksulun cahilliğe mahkum edilmemesi? Hangisidir karşı olduğun, engellenmesine kul olduğun?
Her biriniz kartellerin, tröstlerin, holdinglerin patronlarısınız da ben mi farkedemiyorum, bir insanın bunlara karşı çıkmasının başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?
Yoksa hatayı başka yerde mi yapıyorum; gaflet içinde olduğunuzu, basiretsiz olduğunuzu, körlüğünüzü, şiddetle yoğrulmuş ruhsuz et parçaları olduğunuzu göz ardı ettiğim için?
Bu vesileyle bir kez daha: "Kimsin ve neye hizmet ediyorsun?"

Uyguladığın kaba kuvvet misal bu adamın fikirlerini değiştirdi mi?
Folyo'nun arşivinden,
Üstünde "Asla Yalnız Yürümeyeceksin" yazan Genç-Sen pankartının önünde DİSK dağılma kararını açıklarken saat tam 11.25'ti. Dağılma kararı üstüne yazmak mümkün, provokasyon tanımı yapmak, terör nedir, devlet eliyle yaratılır mı diye sormak mümkün. "Önlem" "neden"e dönüşmüştür denebilir. Kullanılan gazın yoğunluğu, göz yaşartıcı değil boğucu olması yazılabilir. Neden Taksim'in engellendiği, sokakların, meydanların insanlara mı yoksa erke mi ait olduğu sorgulanabilir. İçimden "hedef gösterme"ler geçiyor aslında. Ama diyeceklerim farklı:
Lacivert kostümlü emekçiler! Bir örnek giyinmiş, gaflet içindeki otuz bin lacivert! Dile getirilmek istenen -engellediğiniz- talepler sizin için! Bizim için, hepimiz için!
Basiretsiz emirlerin erleri! Zavallı emir erleri, yaşamı bölüştüğün, emeğini birlikte sömürttüğün kardeşlerin o dövdüklerin, attığın bombalarla boğmak istediklerin! Uyan artık lacivert! Emekçisin sen de! Faşizmin köpeği olarak kullanılan, kışkırtılmış, beyni yıkanmış, kimliğini yitirmiş bir emekçisin!
Uyan!

Alet olarak susturduğun insanlar kim? Günlük yaşamının her alanında ürettiklerini tükettiklerin değil mi? Senin benim gibi, çalışıp didinen, ekmeğini çıkarmaya çalışan, aynı havayı soluduğun insanlar değil mi bunlar?
Boğarak söyletmediklerin neler ya peki? Emekli olabilmek, sosyal güvenceye sahip olmak, emeğinin karşılığını almak, işsizlikle mücadale etmek, eğitimi doğru düzgün bir seviyeye taşımak, her insanın ücretsiz sağlık ve eğitim hizmeti alması mı? Zenginin tedavi olup, yoksulun ölüme terk edilmemesi; bilginin zengine sunulup, yoksulun cahilliğe mahkum edilmemesi? Hangisidir karşı olduğun, engellenmesine kul olduğun?
Her biriniz kartellerin, tröstlerin, holdinglerin patronlarısınız da ben mi farkedemiyorum, bir insanın bunlara karşı çıkmasının başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?
Yoksa hatayı başka yerde mi yapıyorum; gaflet içinde olduğunuzu, basiretsiz olduğunuzu, körlüğünüzü, şiddetle yoğrulmuş ruhsuz et parçaları olduğunuzu göz ardı ettiğim için?
Bu vesileyle bir kez daha: "Kimsin ve neye hizmet ediyorsun?"

Uyguladığın kaba kuvvet misal bu adamın fikirlerini değiştirdi mi?
Folyo'nun arşivinden,
hay allah. burada da polisler vardı, askerler. lakin onlar kutlamalara katılmak için gelmişlerdi. hep birlikte şarkılar söyleyip eğlenmek için. o kadar da zor değil yani bunu kutlamak. yaşamadan bilinemiyor işte. yazık.
YanıtlaSildarısı başımıza...
YanıtlaSil