Pazartesi, Temmuz 16

Cuma'dan kalan

Ayın 13'ü Cuma diye lafın gelişi demiştim alttaki yazıda, hafife almışım.

Rakılar, balıklar, yoğurtlu semizotları, lay lay lom aman da ne güzel her şey, teras da esiyor püfür püfür. Rakı hızı* ölçümleri başlamış, sekiz kişilik örgüt tekemmül etmiş. Erin gönlü alınmadan gidildiğinden olsa gerek, şimşekler, gökgürültüleri hızını alıp tepemize boşalmaya başladı. Her ne kadar başta istifimizi bozmadıysak da saçımızdan sular damlamaya başlayınca içeri kaçtık.

Yağmur dinince planladığımız gibi bara geçicez, rocker rocker takılıcaz. Güya. Sen tut salsa gecesi çık. Tamamdır, iki kıvırırız, sonrasında özümüze döneriz. Kafalar güzel nasılsa. Di mi? I ıh. Müzik kötü, grup çıktı, kötü demek hafif kalır. Üçüncü şarkıya geçtiler ki, elektrik kesildi. Artık ayın 14'ü olmuştu ama etkiler kalıcı demek. İçerdeki mahşer kalabalığında cılız bir kadın sesi geliyor, "Arkadaşlar on dakikaya kadar jenaratör devreye girecek!" 10 dakika? Jenaratör dediğin çıt diye devreye girmez mi ola? Kalabalık çıktıkça kadıncağız yırtınıyor "5 dakikaya devreye girecek, birazdan devreye girecek, 2 dakika..." Eh gidelim bari, hem kalabalık, hem müzik kötü. Kalmak kabahat.

Sonuç, buz gibi havada kokoreç faslı (benim için değil) folyo'ya gidiş ve uyku. Kırk yılda bi cozutulacaksa takvime bakmakta fayda varmış.

*Oldum olası nickini kıskandığım, neyse ki güzel yazıyor bari, nick boş yere gitmemiş dediğim adamı tesadüfen keşfedince pek bahtiyar oldum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder