Çarşamba, Kasım 15

Uzun Çoraplı Laia

Bahtsız Bedevinin Maceraları 27.yıl 354.- 359. günler

..... baktım, hafif bir yağmur, sonra deniz dümdüz çarşaf gibi, ve tabi gökkuşağı. hemen giydim mayomu fırladım sahile, o kadar güzeldi ki, su sıcaktı hava serin tepemde gökkuşağı, ne güzel yaşamak diye düşünürken, annenin sesi beni zorla sahile çıkardı. neymiş efendim, yıldırım düşermiş başıma. yani anlaşılan o ki benim paranoyaklığım sadece solculuğumla ilgili değil, genetik etkenler de var, gerçi anne de solcu. hayır yani bir yandan da kadın çocuğunu ve onun talihini öyle iyi biliyor ki, başına yıldırım düşecek diye endişeleniyor. neyse başıma yıldırım düşmedi, ama iyi ki anne denizden çıkarmış, çünkü yağmur birden hızlandı, deniz dalgalandı ve yıldırımları izlemek mümkün hale geldi. kahvaltıya gittiğimde bütün almanlar eski zamanlara özgü bir toplumsal kahraman ölmüşcesine ağlamaklı yas ifadeleriyle, bardaktan boşalırcasına yağan yağmuru izliyorlardı. kahvaltı sonrasında hemen hemen hepsi lobiye tıkıldılar. lobi sabah saat 10dan itibaren kanyak içen, ve ikinci kadehten sonra kırmızı suratlarına hafif bir gülümseme yayılmış almanlar, ve onlara içki yetiştirmeye çalışan garsonlarla dolmuştu, o kadar ki insan merdivenlere mermerlere falan oturuyorlardı. ben de böyle tuhaf bir kalabalığa dahil olmanın bana katacağı deneyimi göz ardı ederek, dışarıya yağmura çıktım, tabi açık havada cep telefonu ile konuşmayacağıma, dolayısıyla yıldırımları kendime çekmeyeceğime dair anneye söz verdikten sonra.
sahile gittim, üzerimde otelin çalışanları için yaptırttığı her yerinde otelin adı yazan bir yağmurluk, kulağımda kulaklık öyle kendi kendime sahilde yürüdüm. derken sahilde benim yağmurluğumun aynısına sahip 40lı yaşlarda biriyle karşılaştım, haliyle gülümsedik birbirimize, cebinden kanyak şişesi çıkarttı abi, .....

Laia Mysteria: tadı damağımda

..... bahçede bira içerken..... biramızı açtık mp3player'da edith piaf eşliğinde demleniyoruz, kedinin biri dayılana dayılana üzerime yürümeye başladı, ve laia'nın aklına ilk gelen: kızım sen insansın o senden korksun rahat ol. tabi, ardından ramazan ramazan, kadın haline bakmadan, sitenin bahçesinde tek başına içtiği yetmiyormuş gibi, bir de deli, kendi kendine gülüyor dedirtecek bir manzara çizdim. evet kahkaha attım kendi kendime demekten daha iyi bir ifade gibi geldi, ama okuyunca hoşuma gitmedi ama değiştirmeyeceğim. .....

Kenarda köşede kalmak kendi tercihiydi, sessiz sakin yazabilsin diye. "Başka bir dünya olmak zorunda"yı paylaşmak için nihayet icazet alabildim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder