Alttaki yazıyı yazarken aklımın ucundan geçmemişti böyle bir yorum alacağı. Bir yorumcukla geçiştirmek sinmedi içime.
Polise başvurmamak... Hem haklısınız, hem değilsiniz, nasıl başlasam ki... zor... ne desem hariçten gazel olacak.
Eğer kimselere söyleyemedim demiş olsaydınız, farklı olurdu, bunları diyemezdim belki de ama, eğer birilerine anlatabilecek gücü bulduysanız kendinizde, polise, savcılığa gidecek gücünüz de var demektir. Bu anlattığım dava henüz sonuçlanmış değil. Kötü örnekten yola çıkmamalı bence. Temyizde bu kararın bozulacağını umuyorum, teşebbüs kabul edilmesi bence hatalı. Tazminat davasını henüz açmadım ama sırada o da var.
Evet cezalar yıldırmaktan uzak, evet çok az, böyle insanlık dışı bir suçun etkilerini müebbet hapis bile silemez sanırım.
Öte yandan hukukta, hele de ceza yargılamasında hiçbir şey tek doğrultulu, tek etkili olmuyor.
Cinsel saldırı suçundan tutuklanmak, sanık olmak bile cezalandırmanın başladığı anlamına geliyor. Ola ki yargıtay mahkeme kararı onar ve hüküm bu haliye kalırsa da, bu adam ömrü boyunca göğsüne asılı kocaman bir "tecavüzcü" tabelasıyla gezecek. Cezalandırma bitmeyecek.
Bir başka yönü daha var, cezaevi kanunları. "tecavüzden giren"e "içersi"nde neler yapılabileceği konusunda aklınıza gelen olasılıkları sıralayın, ve merak etmeyin hepsi başına gelecek orada.
Son bir kaç söz, ses çıkmadıkça cesaret alacaklar, yine yapacaklar. Yargılanmasını sırf önceden yaptıklarının ceremesi olarak görmeyin, müstakbel mağdurların olmasını engellemek için de şikayet önemli. Bu kız 16 yaşındaydı daha, şikayet etti. Bu yüzden işinden kovuldu. Bu yüzden hafızası her duruşmada tazelendi. Ama şikayet etti. Sanık 4 yıl ceza aldı. Etmeseydi 6 aylık evliliğini, olağan hayatını sürdürüyor, belki de yeni avlarını süzüyor olacaktı. Ne zaman yaşadınız bunları bilmiyorum ama, hala savcılığa gidebilirsiniz, kamu davasına dönüşür zaten, ifadenizi verdikten sonra gidişatı hiç takip etmeseniz bile olur. Bir de minik not, suç tarihinden itibaren 15 yıl boyunca ırza geçme isnadıyla suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Bu davanın özel koşulları, heyetin hızlı bitirme gayreti, biraz da suç mahalli ve tanık ifadeleri nedeniyle 4 yıllık bir karar çıktı, her olayın koşulları, delilleri farklıdır. Irza geçme suçunun cezası basit haliyle 7 yıldan (mağdur olay tarihinde reşit değilse 8 yıldan) başlar.
Ve son cümle: 7 mi hiç mi?
Polise başvurmamak... Hem haklısınız, hem değilsiniz, nasıl başlasam ki... zor... ne desem hariçten gazel olacak.
Eğer kimselere söyleyemedim demiş olsaydınız, farklı olurdu, bunları diyemezdim belki de ama, eğer birilerine anlatabilecek gücü bulduysanız kendinizde, polise, savcılığa gidecek gücünüz de var demektir. Bu anlattığım dava henüz sonuçlanmış değil. Kötü örnekten yola çıkmamalı bence. Temyizde bu kararın bozulacağını umuyorum, teşebbüs kabul edilmesi bence hatalı. Tazminat davasını henüz açmadım ama sırada o da var.
Evet cezalar yıldırmaktan uzak, evet çok az, böyle insanlık dışı bir suçun etkilerini müebbet hapis bile silemez sanırım.
Öte yandan hukukta, hele de ceza yargılamasında hiçbir şey tek doğrultulu, tek etkili olmuyor.
Cinsel saldırı suçundan tutuklanmak, sanık olmak bile cezalandırmanın başladığı anlamına geliyor. Ola ki yargıtay mahkeme kararı onar ve hüküm bu haliye kalırsa da, bu adam ömrü boyunca göğsüne asılı kocaman bir "tecavüzcü" tabelasıyla gezecek. Cezalandırma bitmeyecek.
Bir başka yönü daha var, cezaevi kanunları. "tecavüzden giren"e "içersi"nde neler yapılabileceği konusunda aklınıza gelen olasılıkları sıralayın, ve merak etmeyin hepsi başına gelecek orada.
Son bir kaç söz, ses çıkmadıkça cesaret alacaklar, yine yapacaklar. Yargılanmasını sırf önceden yaptıklarının ceremesi olarak görmeyin, müstakbel mağdurların olmasını engellemek için de şikayet önemli. Bu kız 16 yaşındaydı daha, şikayet etti. Bu yüzden işinden kovuldu. Bu yüzden hafızası her duruşmada tazelendi. Ama şikayet etti. Sanık 4 yıl ceza aldı. Etmeseydi 6 aylık evliliğini, olağan hayatını sürdürüyor, belki de yeni avlarını süzüyor olacaktı. Ne zaman yaşadınız bunları bilmiyorum ama, hala savcılığa gidebilirsiniz, kamu davasına dönüşür zaten, ifadenizi verdikten sonra gidişatı hiç takip etmeseniz bile olur. Bir de minik not, suç tarihinden itibaren 15 yıl boyunca ırza geçme isnadıyla suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Bu davanın özel koşulları, heyetin hızlı bitirme gayreti, biraz da suç mahalli ve tanık ifadeleri nedeniyle 4 yıllık bir karar çıktı, her olayın koşulları, delilleri farklıdır. Irza geçme suçunun cezası basit haliyle 7 yıldan (mağdur olay tarihinde reşit değilse 8 yıldan) başlar.
Ve son cümle: 7 mi hiç mi?
Zor, çok yıpratıcı bir işiniz var. Başarılı olup "suçlu" dedirtseniz bile neredeyse aferim deyip salıyorlar ortalığa bu canileri. 6 aylık evli olmak nasıl bir mazerettir ki? Saçı kahverengi olmak, patlıcan sevmek gibi birşey işte. Olan da o kızcağıza, ailesine, korkuyla hakkını arayamayan bir sürü kadına, hatta o hayvanın koynuna girmek zorunda olan o 6 aylık geline oluyor. Nasıl dayanıyorsunuz gerçekten aklım almıyor. Ayrı bir gen, fazladan bir hormon filan olmalı sizlerde.
YanıtlaSilyok öyle bi gen, hormon falan :) 'nasıl dayanıyoruz'un cevabı çok uzun, ideal'e, savunma hakkının kutsallığına, bi ucundan hümanizme, bi ucundansa alışmaya gidiyor. ümitsiz durumda olan bir hastadan ya da ölümden sonra bir cerrah nasıl davranıyor, durumla nasıl başa çıkıyorsa bizimki de aynı hesap.
YanıtlaSilöğrenciyken, stajyerken o kadar çok tartıştık ki bunları, bir katil, bir tecavüzcü, bir uyuşturucu satıcısını nasıl savunucaz, nasıl hacze, ev tahliye etmeye gidicez diye... dava konularını kişiselleştirmeye, sanıkları "pis" görmeye başlayan hata eder. bu işi yapamaz demiyorum bakın, hata eder. ben bu dosyada sanık müdafii de olabilirdim, ve ben de tıpkı onun müdafii gibi savunma yapardım elimden geldiğince. -tabii ben olsam böyle ipe sapa gelmez cümleler sarfetmezdim :), yok yeni evliymiş, yok baştan çıkarılmış-
ceza ve icrayla tü kaka olduğu için ilgilenmeyen avukatlar var, gerçi ben de pek icra işi yapmıyorum, ama bu gerekçeyle redden avukatın hukuk nosyonunu sindirememiş olduğunu düşünüyorum. biraz daha devam edersem çok derinlere dalacağım, dediğim gibi çok tartıştığımız, çokça da tartışılan bir şey bu. sonuç olarak zor evet, ama seviyorum işimi. gen - hormon o işte, işimi seviyor olmam. gerçi bi daha dünyaya gelirsem tuhafiyeci olucam kesin :)