10 Temmuz itibarıyla otuzuma girdim. 10'u "30 yıldır ne bok yedim ben, bi arpa boyu yol almadım" sıkıntısıyla geçti, 11'i içerek, iğrenç geyikler yaparak ve evde içmeye devam edip sabahlanarak geçti. 12'si sabahı saat 05.30'da kahvaltı yaptık. 06.00'da "yok, ben sizde kalmayayım" diyen uzun çoraplı Laia evine gitti. 06.30 sularında uyuduk. 12 gibi kalkıp tekrar kahvaltı ettik. Folyo saat 17.00'de gitti, 17.09'da bulaşık makinesini çalıştırdım, 17.17'de mutfağı su bastı. Gider taştı, makineyi durdurdum ama o foşur foşur su akıtmaya karar vermişti bi kere. Tam lavabonun altındaki dolap bir nevi şelaleye dönüşmeye karar vermişti ki, hemen yanındaki çekmecelerden de bir nevi basamaklı attırgacız biz kararı çıktı. Nereden fışkırdığını anlamak için, bu seferde ben su bastırdım mutfağa, nispeten kontrollü bi basış oldu. Ana giderden taşıyor, vanaları kapa, giderleri sök, olmuyor, dolap kapaklarını, rafları sök. İnatçıyım ya, bir buçuk saat cebelleşmeden tesisatçı çağırmadım. Adam geldi, bir buçuk saat de o uğraştı, o da suladı bolca mutfağı. Bolca da paramı aldı gitti. 13'ü rezil olmuş çekmece içi, dolap içi zerzevatını temizleyerek geçti. Amma, öğrendim ben bu işi ustayı izleyerek, altın bilezik taktım koluma. Borular tıkanırsa haberim olsun. 30 yaş demek ki neymiş?.. Etiketler: döküm |
Bak 30 yasina girer girmez yeni meslekler edinmeye baslamissin oyle deme;) :P 30 yil iste cocuklugumuzu falan yasadik, sonra ilk genclik derken iyi hostu vesselam, da son 10 yilin hesabini vermek daha guc. Onu da 40'da bi daha sorariz artik;)
Ozetle; dogum gunun kutlu olsun Dolicim;)