Salı, Haziran 24

Dark City

Bir yıl aradan sonra Dark City'i ikinci kez izlemek çok daha düşündürücü oldu. Sevdiğim oyuncular var, ışık incelikli, müzik güzel, her sahne çok iyi tasarlanmış vs. Geçiyorum.
Çok kabaca tarifle "Yabancılar" fiziksel her türlü gerçekliği "ayarlayabiliyorlar". Şehir karanlık, sakinleri yapayalnız. Yabancılar, insanların anıları ile oynuyor. Anıları ve kişilikleri yok. Dolayısıyla filmin "kader" anlayışı da farklı. Bi kere bu anısız, kaderi gün be gün baştan yazılan, yalnız birey üstünde ne kadar konuşabileceğiniz, kafanızı ne kadar zorlayacağınıza bağlı. Tüm uçları açmak mümkün.


Film, farkettiğim ya da kaçırdığım, ama oralarda bir yerlerde gizlendiğini bildiğim bir çok ayrıntı, bir çok incelikli gönderme ile bezeli. Din-tanrı-benlik sorgulamasından bahsetmiyorum bile. Kurcalarken kurcalarken, filmde Kiefer Sutherland'in müthiş oynadığı, ırkını satıp Yabancılar'ın hizmetine girmiş Dr. Daniel P. Schreber'a takıldım, ki kendisi aynı zamanda filmin anlatıcısı. Buradan ve buradan isimle ilgili bilgi alınca sorular artıyor. Dr. Schreber'in sanrılarını mı izledik, hayır bu çok sığ olurdu. Ama acaba olmak istediği şey olamamak, tanrılaşma ve bir kader çizmek isteği sorular arasında yer alabilir mi? İşin yoksa şimdi bir daha izle.

6 yorum:

  1. O zaman ben de bir daha izleyeyim. Hem zaten ayni zamanda bir ask hikayesi:) :P

    Bir de ci-ci-ci-cinema etiketini yeni farkettim ve aklima ilkokul-ortaokul yillarim geldi; bu bir sarkidan di mi, di mi?

    YanıtlaSil
  2. hızlı tavşancım, daha demin publish butonuna basmıştım :D

    evet evet, akıllara zarar :D
    çarli çaplin uuu
    edi mörfi uuu
    merlin monro yeee
    ci ci ci cinema
    ci ci ci muvi

    doğru bak aşk da var, platonik midir şimdi hatırlamayan "karısına" duyduğu aşk?

    YanıtlaSil
  3. Sen yazinca hatirladim sarkinin bu kisimlarini da:D Mutlu oldum yahu baska hatirlayanlar olmasina:)

    Oradaki ask biraz askin kolay aciklanamayan kismiyla ilgili; Eternal Sunshine'daki gibi bir nevi. Platonik degil bence; belki adamin ona karsi olan duygulari hatununkilerden daha gucludur, olabilir. Ama sonunda daha iki tarafli birseye donusuyordu diye hatirliyorum.

    YanıtlaSil
  4. şurada okuduğum her yazı birkaç saatimi alıyor resmen. iyi mi ediyor kötü mü ediyor bilemedim. ama yine link manyağı olduğumuzun farkındayım.

    bi'de çok değişikmiş.

    YanıtlaSil
  5. @tavşancım, senle sırf "aşk" blogu mu açsak acaba. üstüne yazılacak çok şey var gibi :)

    filmlerden öğrendiğimiz kadarıyla, "hafızanız silinse bile aşk öyle menem bişidir ki, gene döner aynı kişiyi bulursunuz."

    bir de adını hatırlamadığım bi film vardı. gwyneth paltrow oynuyodu, metroyu kaçırırsa ve kaçırmazsa hayatında neler olup bitiyor falan filan. öykü güzeldi ve orada da önünde sonunda aynı adama aşık oluyodu. (spoilerın kralıyım).

    @skörcüm, iyidir iyi, boşver sen :) link manyağı diyince arşivden bişi geldi aklıma :D al bak, ilgini çekerse kaç saat sürdüğünü de söylersin :D

    örnek link manyaklığı

    YanıtlaSil
  6. sliding doors, evet gusel filmdi:)
    ask bilogu da iyiymis. gerci ben kendinden itmeli bi insan olmadigimdan birinin beni kiskirtmasi gerek bisiler yazabilmem icun. bak bu konuyu yazacaktim ben gidip bunu yazayim bari:D

    YanıtlaSil