Cuma, Şubat 24

A World Without Angels

A World Without Angels - David J. Nightingale

Dünya iyiyle kötünün savaşı mı gerçekten, yoksa "creature of light" diye bir şey hiç olmadı mı?
Ya da, hiç olmaması mı daha kötü, yoksa soylarının tükenmiş olması mı?
Sağ ve sol omuzlarım boş sanırım benim...
Bu meleksiz dünyaya baktığımda gördüğüm tükenmişlik "creature of dark"ın değil, homo sapiensin eseri. Bu yitiklik, umutsuzluğun, beklentisizliğin getirdiği boşvermişlik. Çökmüş bedeni kırmızı eteğe mi bakıyor, kırmızı eteğin sembolize ettiği yaşama mı, yoksa belirsiz bir noktaya mı dalmış umursamaz acizliğiyle?
Ve, evet, ilk kez bir fotoğrafı buraya aktarmadan, linki vermekle yetiniyorum, evet, çünkü dayanamıyorum bakmaya. Helnwein bile bu denli rahatsız edici değil. Gerçek kadar rahatsız edici değil.

5 yorum:

  1. sanatin 'durtuklemesi' gerektigini dusunurum. ote yandan "durtukledim sanat oldu" kismina inanmam pek. mesela requiem for a dream bu ikisinin ortasinda ama ikincisine (yani "durtukledim sanat oldu" kismina) daha yakinda bence. helnwein'in diger islerine bakmadim ama bu resim de ayni requiem for a dream gibi ortada duruyor: peki hangisine daha yakin?

    YanıtlaSil
  2. requiem for a dream guzel bir ornek oldugu icin uzerinden gitmek istiyorum: ayni donemde cekilmis pi vardi. o da cok rahatsiz ediciydi -bence- hatta goze sokarcasina (filmdeki gozlu yuzlu sahneleri de hesaba katarak) rahatsiz ediciydi belki ama bana requiem for a dream kadar
    'kliplestirilmis' bir rahatsizlik vermedi. burada yonetmenler arasindaki aliskanlik farki ne denli etkilidir dusunmek isterim. yani reklam-klip yonetmenligi ile bu islere bulasmamis birinin gozu arasindaki fark nedir gibisinden.

    YanıtlaSil
  3. bu fotoğraf kesinlikle ikinci grupta, sanatın her daim dürtüklemesini şart bulmasam da, o konuda bir tereddütüm yok benim de. ama hep bir ama vardır ya hani;
    eğer bir şey anlatmaya çalışıyorsan, bunu yapmanın çeşitli yolları vardır, kimisi daha düzgün, daha ahlaklıdır; kimisi daha göze batmaya çalışan, daha "pop", ne bileyim daha sermayeye aittir. metadır eser olmaktan çok.
    ha, bu fotoğraf bana bir şeyler düşündürdü mü, her an kafa yormadığım bir şeyleri aklıma soktu mu, evet. bu adamın önünden geçip giden, ama görmeyen birileri belki de bu fotoyu gördü mü, olabilir. yani bir sonuca varmış adam nihayetinde.
    burdan yola çıkıp, her yol mübahtıra varmıyorum,
    şöyle ki varmıyorum;
    requiem'i mesela o klipleşmiş hali sevdirmişti bana. "test bebesi" tabiri vardı bi ara, hız çağında doğmuş, teste alışmış veletleriz, (hadi kendimi çok katmayayım, artık yaşlandım, hedef kitle onlar) hap bilgiye alışmış, sanatın da hapını isteyen. wong kar-wai bayar bu hedef kitleyi. fight club kült filmleridir. fight club da eli yüzü düzgün bir klip değil mi sence, ya matrix? hepsi ardında bir şeyler demeye çalışıyor, doğru yoldan ya da kolay yoldan. "bir kısım medya" haberciliği gibi belki, afişe ederek.
    bir de son nokta, bu adam belki evsiz değil, belki o kırmızı etek oraya denk düşmedi, belki verilmiş/verdirilmiş bir poz bu, adam aktör, kalktı üstünü değişti akşama bi kokteyle katıldı, çok da önemli değil hissi açısından, film izlerken ağlayanlardan olduğumdan belki de, bakışlarındaki anlam önemli benim için. bakışlarındaki anlamın sömürülmesinden ayrık olarak.
    minik not: sabahın üçü olması hasebiyle düzgün ifade edememiş olabilirim, affola.

    YanıtlaSil
  4. amma uzun yazmışım, göndermeden fark etmemiştim :) helnwein'a dair rahatsız edicilik, resimlerinde çoklukla çocukları obje olarak kullanıyor olması, helnwein bu açıdan aslında -bana kalırsa- klasman dışı, o adam insanın damarına basıyor, çocukları kanlara bulayıp sargıbezlerine doluyor, türlü iki deformasyona uğratıyor ama sanatının sanatlık vasfında tereddütüm yok (anlayan bir göz baksa elbet, hayır değildir şudur budur diyebilir, ben son derece iddiasızım bunları yazarken). adamın beynine balyoz iniyor, uzun süre bakılması zor işleri var. ama onun bile burada iki resmi olmasına rağmen (nisan ayı kapak güzelleri).
    bu adamın bakışlarıyla ise uzun süre bakışmak istemedim. hassas bir anıma denk geldi belki de, bilemiyorum.
    bunu da iyice uzatmadan iyi geceler dileyerek sıvışıyorum.

    YanıtlaSil
  5. senin nasıl olduğunu bilmiyorum ama benim hassas bir anıma geldi... canım acıdı...

    YanıtlaSil