izlemeye verdim kendimi bu aralar. Son zamanlarda televizyonda iki güzel filme denk geldim. Arlington Road ve Identity. Arlington Road bir Hollywood filmi olmasa idi de aynı etkiyi yapar mıydı emin değilim, politikayı belli kanallardan belli şekillerde duymuş olmanın alışkanlığı olsa gerek. Identity pek sevdiğim bir film, allahtan ne izlesem ne okusam sonunu unutmak gibi bir huyum (huy?) var da, her defasında kaptırıp izliyorum filmi katil kim acaba diye. (Cusack kardeşlere selam ederim.)
Bir yandan da arşiv zenginleştirme çabaları içindeyim. Bir yandan arşivliyor bir yandan amman içine toz kaçmasın diye izliyorum.
Ensemble, c'est tout, duygularımı ifade edemem - ilişki denen şeyden korkarım - Fransız erkekleri süper yaratıklardır - aşk nefiş bişidir filmi. İzlenmese de olur, sevgilinizle sarılarak oturma bahanesi arıyorsanız o ayrı.
No Country for Old Men, benim sinemadan anladığım "tada" çok daha uygun. Bir Coen kardeşler şeysi zaten, ki şey bi şey yani. Javier Bardem'i ilk Güneşli Pazartesiler'de izlemiştim. (Güneşli Pazartesiler'in tanıtım cümleleri de çok hoşuma gider: "Bu film gerçek bir öyküye dayanmamaktadır. Binlercesine dayanmaktadır.") Artık nerde bulsam izlerim, ki zaten bu yazıyı bitirince izleyeceğim Mar Adentro'nun da oyuncuları arasında.
Benim için bu haftanın en güzeli şurada daha önce bahsettiğim favori filmlerimden birinin, City of God'ın ekibi elinden çıkma City of Men'i izlemekti. Elbette film bir hayli yumuşak, izlememiş olanlara önerim önce Men'i sonra God'ı izlemeleri: Ama City of God'ı mutlaka izlemeleri.
Bu ara okuduğum kitap da denk geldi. Aslı Erdoğan'ın "Kırmızı Pelerinli Kent"i, favelada yaşar oldum.
Ve, haftanın en kötüsü, Avalon. O demin dediğim tada çok uymadı. Görselliği tatmin edeci olsa da, bilgisayar oyunu, multiplayer savaş oyunu - ya da her ne deniyosa ona- çok da heveslisi olduğum şeyler olmadığından içine giremedim belki de filmin. Bu filmde ilginç olan, Japon ekibin Polonya'da, Polonyalı oyuncularla, Lehçe bir film yapmış olmaları bence. Bu filmde güzel olansa, müzikleri. Hiç ummadığım kadar güzel müzikleri var filmin. Kenji Kawaii mamulü, sonuna kadar uyumadan izledimse filmi, müzik kullanımı nedeniyledir.
Hmm, mesela Log In.
Laia dinlesin diye.
Cuma, Şubat 20
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder